Otoimmün Sistem Protokolü(AIP) Hakkında Bilmedikleriniz

Otoimmün Sistem Protokolü(AIP)

Vücudun bağışıklık sisteminin kendi hücrelerine saldırdığı hastalıklara otoimmün hastalık denir ve yüzlerce otoimmün hastalık vardır örneğin tiroit, crohn hastalığı, ms, lupus.

Otomimmnün hastalıklar en moral bozucu şeylerden biridir ve medikal tedavisi yoktur, günümüzdeki tedaviler semptomları kontrol altına almaya yöneliktir. Besinler ilaç olarak kullanıldığında sorunları azalttığı ve altta yatan dengesizliği tedavi ettiği ve imflamasyonu azalttığı ve bağırsak disfonksiyonunu iyileştirdiği görülmüştür.

Paleo otoimmün protokol, yani kısaca AIP diyeti paleo diyetine benzer, ancak daha kısıtlı ve katıdır. Varlığı bilinen yüzün üzerinde otoimmün hastalık mevcuttur ve AIP diyeti tüm bağışıklık sistemi hastalıkları için uygulanan, diyet ve hayat tarzınızı tamamen değiştirerek bağışıklık sisteminizi düzenlemenize yardımcı olan bir diyettir. Bu diyet bağışıklık sisteminin dinlenmesini ve vücudun kendi kendine olan saldırısının durdurulmasını amaçlar.

 

Otoimmün Protokol Nasıl Çalışır?

AIP 4 ana anahtar kelimeden oluşur. Bu diyet ve yaşam tarzı tavsiyeleri özellikle hedefi AIP olan 1200 bilimsel çalışmadan yararlanılarak yazılmıştır.

1)Beslenme Yoğunluğu: Otoimmün hastalıkların gelişmesinde ve ilerlemesinde mikrobesin eksiklikleri ve dengesizliği anahtar rol oynar. Yoğun besin tüketimine odaklanma mikrobesinlerin sinerjik birikmesini sağlar böylece bağışıklık sistemi hormon sistemleri detoksifikasyon sistemleri ve nörotransmitter üretimi desteklenir. Yoğun besinli diyet vücudun zarar verdiği dokuları tedavi etmesini sağlar.üz

2)Bağırsak Sağlığı: Otoimmün hastalık gelişiminde gut disbiyozu ve sızıntılı bağırsak anahtar rol oynar. Paleo otoimmün protokolde bağırsağın sağlık seviyesini ve sağlık çeşitlerini büyüten besinler desteklenir. Bağırsağın duvarını rahatsız eden ve zarar veren besinlerden kaçınılmalıdır. Besinler bağırsak bariyeri fonksiyonlarını düzelten ve iyileşmeyi destekleyen besinleri yemek uygundur.

3)Hormon Düzenlenmesi: Ne yediğimiz nasıl yediğimiz ne zaman yediğimiz hormonların immüm sisteme etkisini değiştirir. Diyet faktörleri bu hormonların düzenini bozduğunda immün sistem direk etkilenir, paleo otoimmün protokol bu hormonların düzenlenmesini destekler ne kadar uyuduğumuz, ne kadar dışarda zaman harcadığımız ne kadar aktif olduğumuz stresi ne kadar iyi yönettiğimiz bu ve diğer esansiyel hormonları etkiler onlarda immün sistemi etkiler.

4)Bağışıklık sistemi düzenlenmesi: Bağışıklık düzenlenmesi sağlık çeşitliliği ve bağırsaktaki yararlı bakterilerin miktarına bağlı olarak düzenlenir. bağırsak duvarı fonksiyonunun düzeltilmesi yeterli miktarda mikrobesin gerektiren bağışıklık sisteminin normal çalışmasını sağlar. Anahtar hormonların düzenlenmesi immün sistemi düzenler.

 

Yasak Besinler:

  • Salam, sucuk, jambon gibi paketli ve işlem görmüş etler
  • Çiftlik üretimi balık
  • Yulaf, pirinç, arpa, buğday, kinoa, karabuğday gibi tüm tahıllar
  • Pirinç, mercimek, nohut, buğday gibi bakliyatlar
  • Patlıcan, domates, beyaz patates, altın çilek, pepino, goji berry, tüm biber türleri ve biber içeren baharatlar
  • Peynir, süt, yoğurt, kefir, tereyağı, dondurma
  • Yumurta
  • Badem, kakao, kaju fıstığı, ceviz, ay çekirdeği, kabak çekirdeği, chia tohumu, susam, ketentohumu gibi yağlı tohumlar
  • Agave, stevia, Hindistan cevizi şekeri dahil tüm şekerler
  • Tereyağı ve margarinler, ayçiçek, fındık ve kanola yağı gibi tüm tohum ve fındık fıstık yağları.
  • Katkı maddeleri & paketli ürünler
  • Ibuprofen, Naprosyn, Naproxen sodium, ketorolac gibi non-steroid inflamatuar ilaçlar
  • Alkol

Yasak Olmayan Besinler:

  • Organik ve serbest gezen hayvanların eti, sakatat ve balık eti
  • Kuşkonmaz, brüksel lahanası, lahana, yeşil yapraklı sebzeler, brokoli, karnabahar, salatalık, pancar, kabak, balkabağı, havuç, tatlı patates gibi sebzeler
  • Tüm taze ve kuru meyveler ancak günde 20 gr früktoz sınırı vardır.
  • Ev yapımı Hindistan cevizi sütü, yoğurdu, kefiri.
  • Avokado, Avokado Yağı, Hindistan cevizi yağı, Kuyruk yağı, İç yağı, zeytinyağı

 

KLİNİK ÇALIŞMA

6 ay ile 5 yıl arasında süren bir araştırma da 28 60 yaşları arasında positif romatoid artiridi olan 10 yetişkin birey otoimmün protkol diyeti uygulamıştır ve semptomları azalmıştır.

 

Araştırmanın Amacı

1)İnsanların diyetleri değişitğinde onları neyin motive ettiğini bulmak

2İnsanların diyeti değişirirken ve devam ettirirken hangi zorluklarla karşı karşıya gelmektedir

3) İnsanlar zorlukları yönetmeyi nasıl öğrenmektedirler

4)Hangi besinlerin semptomlara sebep olduğunu bulmak

 

Araştırmayı Yapanın Gözlemleri

Bazı katılımcılar başkaları tarafından yapılan aıp de daha iyi motive olmuşlardır

Bazı katılımcılar geleneksel doktorlarda yeterli desteği bulamamışlar ve daha doğal ve geleneksel pratisyenleri kombine edince daha iyi olmuştur.

Mental ve fiziksel hazırlanma çok önemli.

-İnsanlar ikna edilirken zorlanıldı çünkü bilimsel tıp ile alternatif tıp karıştırıldığı için insanlar güvenmekte zorlandı.

 

Otoimmün Hastalıklarda Beslenme

İmünolojik diyetin diğer herhangi bir diyetten daha yararlı olduğuna dair belirli bir kanıt yoktur verilebilecek en iyi tavsiye genel sağlığınızı olumlu etkileyen diyetlerin ve egzersizlerin aynısını yapmaktır.

 

Diyet Tedavisi Stratejileri

Otoimmün hastalıkların beslenme yönetimi genellikle ağrıyı ve inflamasyonu kontrol etme süreci yavaşlatmaya yöneliktir.

 

 

D Vitamininin Önemi

Çoğu araştırma göstermiştir ki d vitamini ile otoimmün hastalıklar arasında bir bağlantı vardır, d vitamini suplementi alanlar veya yeterli d vitamini alanlarda tip 1 diyabet riski azalmıştır ve bazı araştırmalar gösteriyor ki d vitamini ms riskini de azaltıyor.

 

D vitamini ve İmmün Sistem İlişkisi

Pankreasın adacık hücrelerinde lenfositlerde ve kolon enterositleri gibi vücut hücrelerinde d vitamini reseptörü vardır bu da t hücrelerinin proliferasyonunun inhibe olmasına ve proinflamasyon stokinlerinin üretimini azaltarak immün sistemi korumaya yardım eder.

 

Mikrobiyom ve Otoimmünite

Bağırsak ekosistem dengesinin otoimmün hastalık gibi çoğu hastalıkla ilgisi vardır araştırmacılar prebiyotik ve probiyotiklere geleceğin sınırı demektedir.

 

Gluten ve Otoimmünite

Glutensiz diyet lupus ms romotoid artrit gibi otoimmün hastalıklar için popüler bir tedavidir ama henüz bir kanıt yoktur, eğer insanlar bireysel olarak erken teşhis edilse ve sağlıklı glütensiz beslense osteooproz, gastrointestinal kanser ve diğer otoimmün hastalıkların gelişmesi büyük oranda azalır.

 

Omega 3 ve Otoimmünite

Omega 3 yağ asitleri özellikle epa ve dha potansiyel immunomodulatördür, antinflamatuar özellikleri onları daha kullanışlı yapar bu özelliklerinden dolayı araştırmacılar özellikle otoimmün beslenmesi için araştırmalarını büyük ölçüde bu yağ asitlerine çevirmiştir.

Yapılan çalışma da romatoid artirit tedavisinde ilaçlar ile balık yağı suplementasyonu alınıldığında yorgunluk azalmıştır ve kasları güçlenmiştir.

Bir çalışmaya göre antiinflamatuar beslenme ve antioksidan beslenme stratejisi inflamasyonu ve oksidatif stresi azaltır sağlıklı immün dengesini destekler.

 

Anti inflamatuar Beslenme

İmmün cevap sırasında serbest radikallerin artırışı söz konusudur, bunun sonucunda oksidatif stres artar bu süreçte doğal denge negatif tarafa kayar ve biyolojik zarar olur bunun için antioksidan içeriği bol beslenilmelidir ki serbest radikaller tutulabilsin. Romatoid artirt hastalarında genellikle antioksidan olan e vitamini yüzde 50 60 oranında eksik bulunmuştuır yine yapılan bir çalışma da ms hastalarında antioksidan seviyeleri düşük bulunmuştur.

Kimler Neler Demiş?

İlk Yorum Hakkı Senin!

Bildir
avatar
NUMARANIZI BIRAKIN, SİZİ ARAYALIM!