istanbul diyetisyen

KAHVENİN SAĞLIĞA ETKİLERİ NELERDİR?

California’daki kahve dükkanlarının ve satıcılarının, tüketicileri “potansiyel kanser riski” içerir etiketi ile uyarmaları gerektiği belirtiliyor. Bu durum, kanserle bağlantılı olan özel kimyasal olan ‘akrilamid’ üzerine odaklanmış bir durumdan sonra verilen bir karardır. Deneylere göre bu maddenin, farelerde kanser riskini arttırdığı görülmüştür.

Ancak, bilim adamları kahvenin bir uyarı etiketine ihtiyaç duymadığı konusunda kararlılar. Aslında, insan üzerinde yapılan araştırmalar, kahvenin bazı kanserler ve diğer hastalıklar için bile koruyucu olabileceğini göstermektedir.

Akrilamid, sadece kavrulmuş kahve çekirdeklerinde değil, cips, patates kızartması ve tost ekmeği gibi bir dizi pişmiş gıda maddesinde bulunan bir bileşiktir. Araştırmalarda, akrilamid maddesinin daha yüksek dozlarda laboratuvar hayvanları için kanser riskini artırmasına rağmen, gıdadaki akrilamid ve insanlar arasında kanser riski arasında hiçbir bağlantı kurulmamıştır.

Amerikan Kanser Araştırma Enstitüsü’ne göre ise, ‘’Bu durumda hayvanlar üzerinden yapılan çalışmalar ile insanlara yapılan çalışmaların tahmin edilmesi zordur, çünkü akrilamidin hayvanlarda ve insanlarda metabolize olması önemli ölçüde farklıdır ve laboratuvar çalışmalarında kullanılan dozlar karşılaştırılabilir değildir’’  ibaresi kullanılmaktadır. Nispeten yüksek alımlarda bile kahvenin yararlı etkileri gösterilmiştir ve insülin kontrolü, antioksidan tepkiler ve azalmış iltihaplanmadaki gelişmeler ile bağlantılıdır hepsi de kansere karşı koruma sağladığı ileri sürülmektedir.

Harvard Üniversitesi beslenme bölümü tarafından yapılan araştırmalara göre, yıllardır hakkında çalışılan kahve için yeteri kadar kanıta ulaşılmış ve kahvenin bazı kanser türleri için koruyucu etki yarattığı kanısına varılmıştır. ‘Kesinlikle zararlı olabildiği ve birçok kansere sebep olduğuna’ dair etiketlemenin gerekmediği bilimsel araştırmalar sonucu kanıtlanmıştır.

Bu makaleden, günlük dozlarda alınan kahvenin kesinlikle zararlı olmadığı, hatta birçok faydası olduğu kanısına rahatlıkla varılabilmektedir.

 

Kahve, antienflamatuar, antioksidan ve antikanser dahil olmak üzere potansiyel olarak yararlı etkileri olan yüzlerce farklı bileşiği içeren, zengin bir maddedir. Bir bütün olarak, kahve ile ilgili çalışmalar, zarardan çok daha fazla yararının olduğunu göstermektedir. Dünya Sağlık Örgütü’nün Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı’na göre de kahve içmenin kanserojen etkisi hakkında kesin bir kanıt bulunamamıştır.

Kahve içerisindeki ana aktif bileşik, uyarıcı özellik gösteren kafeindir. Enerji seviyelerinde, beyin fonksiyonunda, metabolik hızda ve egzersiz performansında kısa süreli bir artışa neden olabilir.

Birçok çalışma, kahve içenlerin yaşlılıkta, Demans, Alzheimer ve Parkinson hastalığı riskinin daha düşük olduğunu göstermektedir.

Çalışmalar, kahve içen insanların depresyona girme riskinin daha düşük olduğu

Bazı araştırmalar ortalama olarak kahve içenlerin, kahve içmeyenlerden daha uzun yaşadığını göstermektedir. En güçlü etki günde 4-5 bardakta görülür. Aynı zamanda intihar etme olasılıklarının daha düşük olduğunu göstermektedir.

Aşırı kahve tüketimi ise, insanlarda anksiyete ve bozulmuş uyku gibi çeşitli olumsuz etkilere sahip olabilir.

Hamile kadınlar ise, kesinlikle kahve tüketimini önleyebilmeli veya ciddi şekilde sınırlandırmalıdır.

Sonuç olarak: Günde 3-4 fincanı geçmediğiniz takdirde, beslenme planınızda şeker veya krema içermeyen kahvelerin bulunması, sağlığınız açısından negatif bir etki oluşturmamakla birlikte, olumlu etkiler yarattığı araştırmalarca kanıtlanmıştır.

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Subscribe  
Bildir
NUMARANIZI BIRAKIN, SİZİ ARAYALIM!