istanbul diyetisyen

TUZ ÇEŞİTLERİ VE FARKLARI

TUZ ÇEŞİTLERİ VE FARKLARI

HİMALAYA TUZU VS KOSHER TUZU VS SOFRA TUZU VS DENİZ TUZU

Tuz, dünyada en önemli pişirme bileşenlerinden bir tanesidir. Tuzsuz, yemeklerin tadının memnun etmediğini biliyoruz. Bunun yanında her tuz aynı değildir, çeşit çeşit tuz vardır. Bunlardan birkaç tanesi; sofra tuzu, Pembe Himalaya tuzu, Kosher tuzu (Yahudi tuzu), Deniz tuzu ve Keltik tuzudur.

Tuz çeşitleri birbirinden sadece tat ve doku olarak ayrılmakla kalmaz mineral ve sodyum içeriği ile de ayrılır. Bu yazımızda en popüler tuz çeşitlerini açıklayıp, besin değerlerini karşılaştıracağız.

TUZ NEDİR ?

Tuz, sodyum (Na) ve klor (Cl) elementlerinden oluşan kristal bir mineraldir. Beynin ve sinirlerin elektriksel dürtüleri iletmesine yardımcı olması için sodyum ve klor gereklidir.

Çoğu tuz, tuz madenlerinden çıkarılır ya da deniz suyunun ve mineralce zengin suların damıtılmasından elde edilir.

Tuzun kullanım amaçları çoktur fakat en yaygın olanı besinlere tat vermesidir. Tuz, aynı zamanda besinlerin korunarak saklanmasında ön plana çıkar çünkü bakteriler, tuzca zengin ortamlarda çoğalıp besini enfekte edemez.

Fazla miktarda tuz kullanımı, tansiyonu yükseltebileceği için sağlıksız varsayılır. Çalışmaların çoğu tuz alımının azaltılmasının, tansiyonu 1-5.4 mm/Hg civarında düşüreceğini varsaysada, tuz tüketimin azaltılmasının, kalp krizi, inme ve ölümü engellediğine dair bir kanıt yoktur.

Batı beslenme biçimlerinde tuzun büyük çoğunluğu işlenmiş gıdalardan alınır. Diyetinizin büyük çoğunluğunda, işlenmemiş ve tam gıdalar ile beslenirseniz yemeklerinize tuz ekleme konusunda endişe etmenize gerek yoktur.

Özetle, tuz insan yaşamı için gerekli olan iki önemli mineralden oluşur. Bunlar, sodyum ve klordur. Çok fazla tuz tüketimi tansiyonu arttırabilir ama daha az tuz tüketiminin sağlığı iyileştirdiğine dair de çok fazla çalışma yoktur.

İŞLENMİŞ TUZ (SOFRA TUZU)

En yaygın kullanım alanı olan tuzdur. Kullanılmadan önce yerin altından çıkarılıp rafine edilir ve bu işlem süresince, Trace minerallerinden ve içinde bulunan atıklardan arındırılır.

Ağır bir şekilde öğütülmüş tuzla ilgili problem, bir araya toplanabilmesidir. Bu yüzden, topaklanmayı önleyici içerikler eklenir ki tane tane dökülebilsin.

Gıdada kullanılabilen sofra tuzu neredeyse %97 saf sodyum klorürdür. Bazı ülkelerde tuz, eklenmiş iyotta içerir.

Sofra tuzlarına eklenen iyot, dünyanın birçok yerinde yaygın olan iyot eksikliğine karşı başarılı bir halk sağlığı önleyici tedbirin sonucudur.

İyot eksikliği, hipotiroidizm, zihinsel engellilik ve çeşitli sağlık sorunlarına yol açmaktadır. Bu yüzden, iyot bakımından zenginleştirilmiş sofra tuzu tüketilmiyorsa, balık, süt ve süt ürünleri, yumurta ve deniz yosunu gibi iyot bakımından zengin besinlerin tüketilmesi gerekir.

Özetle, işlenmiş sofra tuzu topaklanmayı önleyip bileşenlerle birlikte çokça sodyum klorürden oluşur. Ek olarak iyot, tuza sıkça eklenen birleşimdir.

DENİZ TUZU

Deniz tuzu, deniz suyunun damıtılmasından elde edilir. Sofra tuzu gibi sadece sodyum klorürden oluşur. Hangi kaynaktan elde edilmesine ve işlenme sürecine göre değişen potasyum, demir ve çinko gibi çeşitli eser mineraller de içerir.

Daha koyu renkte olan deniz tuzu, atık miktarı ve eser besin yoğunluğunun fazla olduğu anlamına gelir. Deniz tuzu, okyanus kirliliğinden kaynaklı kurşun gibi ağır metalleri tutabilir.

Deniz tuzu, plastik atıklarının mikroskobik kalıntılarından oluşan mikroplastikte de içerebilir.

Mikroplastiklerin gıdada sağlıkla ilgili etkileri belirsizdir ancak bazı araştırmacılar, sağlık risklerinin mevcut seviyelerde düşük olduğuna inanmaktadır. Sofra tuzunun aksine, deniz tuzu genellikle iri taneli ve daha az tortuludur. Eğer, besin piştikten sonra üzerine serperseniz, bu tuz size daha farklı bir ağız tadı ve rafine tuzdan daha güçlü bir lezzet patlamasına sebep olabilir.

Deniz tuzu içinde bulunan elementler ve kirletici maddelerde tadı etkileyebilir ama bu daha çok markalar arasındaki fark olarak değerlendirilir.

Özetle, deniz tuzu, deniz suyunun damıtılmasından elde edilir. İçindekiler klasik tuzla benzer olsada düşük miktarlarda çeşitli mineraller içerebilir. Aynı zamanda, ağır metal ve mikroplastik bileşenleri de içerir.

PEMBE HİMALAYA TUZU

Himalaya tuzu, Pakistan madenlerinden çıkarılır. Dünyanın ikinci büyük tuz madeni olan Khrew Tuz Madeninden gelir. Himalaya tuzu, eser miktarda ona pembe rengini veren demir oksit (pas) içerir.

İçeriğinde az miktarda kalsiyum, demir, potasyum ve magnezyum vardır bu da sofra tuzundan daha az sodyum içerdiğini gösterir.

Çoğu insan, Himalaya tuzunu lezzetinden dolayı diğer tuzlara oranla daha çok tercih eder. En önemli farkı rengi olsa da bu yemeklerde gözle görülebilir bir fark yaratabilir.

Özetle, Himalaya tuzu Pakistan tuz madeninden çıkarılır. Demir oksitten kaynaklı pembe renktedir. Eser miktarda kalsiyum, potasyum ve magnezyum içerir.

KOSHER TUZU

Kosher tuzunun Kosher olarak adlandırılması Yahudi mutfak geleneklerinden kaynaklanmaktadır.

Geleneksek Yahudi yasalarına göre, et yenilmeden önce kan etten ayrılmalıdır ve Kosher tuzunun tane tane ve iri yapısı vardır bu yüzden kanın etten ayrılmasında etkilidir.

Sofra tuzu ve Kosher tuzu arasındaki ana fark tanecik yapısıdır. Şefler,kosher tuzunu, tanecikli yapısından kaynaklı parmakla tutup yemeğin üzerine serpiştirmesi kolay olduğu için bulmuştur.

Kosher tuzu, farklı yapı ve tat verme yetisine sahiptir ancak bu tuz yemeklerde çözünürse sofra tuzundan bir farkı kalmayacaktır.

Bunun yanında Kosher tuzunun, topaklanmayı önleyici etkenleri ve iyot gibi katkı maddeleri içermesi daha az olasıdır.

Yinede, Kosher tuzunun bir çay kaşığının normal bir tuz kaşığından çok daha az olduğunu aklınızdan çıkarmayın. Birini diğerine 1:1 oranında koymayın çünkü yemeğiniz çok tuzlu veya çok yumuşak olabilir.

Özetle, Kosher tuzu, yemeklerin üzerine serpilmeyi kolaylaştıran tanecikli yapıya sahiptir. Sofra tuzundan çok farkı yoktur sadece daha az topaklanmayı önleyici maddeler ve eklenmiş iyot içerir.

KELTİK TUZU

Keltik tuzu, Fransa’da popüler hale gelen bir çeşit deniz tuzudur. Küllü bir rengi olmakla beraber az miktarda su içerir bu da tuzun daha nemli olmasını sağlar.

Keltik tuzu, eser miktarda mineral ve sofra tuzundan daha az miktarda sodyum içerir.

Özetle, Keltik tuzu külümsü bir renkte ve nemlidir. Kaynağı deniz tuzudur ve eser miktarda mineral bulundurur.

TAT FARKLILIKLARI

Gıda üretenler ve şefler tat, doku, renk ve uygunluğuna göre tuz tercih ederler. Tuzun içerisindeki kirlilik etkenleri ve eser mineraller tadını ve rengini belirleyen unsurlardır.

Tanenin büyüklüğü, tuzun tadı ve dokusunun dilinizi nasıl etkileyeceğini de belirler. Tanesi büyük tuzlar, dilinizde güçlü ve etkisi uzun süren bir tat bırakır.

Tuzun, besinlerde çözünmesine izin verirseniz, işlenmiş ya da diğer gurme tuzlarla arasında bir tat farkı olmayacağını gözlemleyebilirsiniz.

Yemeğinize, tuzu elinizle serpiştirmeyi tercih ediyorsanız, büyük tanecikli tuzlar sizin için uygun olacaktır.

Özetle, Tuz çeşitleri arasındaki temel farklar; tat, doku, ağızdaki bıraktığı his ve elverişliliğidir.

MİNERAL İÇERİĞİ

Bazı çalışmalar, farklı çeşitteki tuzlardaki mineral miktarı farklarını ortaya koymuştur. Aşağıdaki tabloda sofra tuzu, Maldon tuzu, Himalaya tuzu ve Keltik tuzunun karşılaştırmasını görebilirsiniz.

Kalsiyum(%)

Potasyum(%)

Magnezyum(%)

Demir(%)

Sodyum(%)

Sofra tuzu

0.03

0.09

<0.01

<0.01

39.1

Maldon tuzu

0.16

0.08

0.05

<0.01

38.3

Himalaya tuzu

0.16

0.28

0.1

0.0004

36.8

Keltik tuzu

0.17

0.16

0.3

0.014

33.8

Tabloya göre, Keltik tuzu en az sodyum miktarına sahip olmakla birlikte en yüksek Kalsiyum ve magnezyum miktarına sahiptir. Himalaya tuzu oldukça potasyum içerir.

Akılda tutulması gerekirse, bunlar eser miktarlardır. Örneğin, % 0.3 magnezyum içeriği olan keltik tuzu, RDI değerlerine ulaşmak için 100 gram tuz tüketmek gerektiğini gösterir. Bu nedenle, çeşitli tuzların mineral içeriği, diğerine göre bir tuz seçmek için zorlayıcı bir sebepten uzaktır. Bu seviyeler, yiyeceklerden elde ettiğinize kıyasla ihmal edilebilir.

Özetle, tuz sadece eser miktarda mineral içermektedir. Bunun sonucunda, bir çeşit tuzu diğer çeşit tuza oranla daha çok tercih etmek sağlığınızı etkilemeyecektir.

HANGİSİ EN SAĞLIKLI?

Farklı çeşit tuzların, sağlık üzerine karşılaştırılmış etkisini kıyaslayan çalışma yoktur. Yapılmış çalışmalara bakıldığında, tuz çeşitleri arasında sodyum klor ve az miktarda mineral içermeleri açısından büyük farklılıklar yoktur.

Daha az işlenmiş tuz seçiminin faydası, sofra tuzunda bulunan katkı maddelerinden ve topaklanmayı önleyici bileşenlerden kaçınmaktır.

Sonuç olarak, tuz tuzdur ve amacı besinlere tat katmaktır, sağlığa çare değildir.

SONUÇ OLARAK

Tuz, dünyada en yaygın kullanılan baharattır. Bazı insanlar tuzun sağlığa zararlı olduğunu savunsalarda, bu o kadar basit değildir. İşlenmiş sofra tuzu, batı diyetinde çok yaygındır ve Keltik, Himalaya, Kosher ve deniz tuzu gibi tuz çeşitleri mevcuttur.

Bu çeşitlerin arasında besinsel olarak az fark vardır. İşlenmemiş tuz daha az katkı maddesi içerirken yapı, tanecik boyutu ve ağızda bıraktığı tat ana ayrımları olarak kabul edilir.

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Subscribe  
Bildir
NUMARANIZI BIRAKIN, SİZİ ARAYALIM!