Nasıl İletişime Geçmek İstersiniz?

Pankreas Kanserinde Gelişen Beslenme Bozukluğu ve Omega-3 Alımı Etkileri

Günümüzde insanlar, çeşitli kanser sorunlarından dolayı hayatlarını kaybederler. Her kanserin birbirinden farklı oluşum nedeni vardır. Bu nedenle kanser oluşumuna çevresel etmenler, stres, beslenme, yaşayış biçimi, meslek gibi pek çok önemli etken söyleriz. Ancak bilmeliyiz ki, çoğu kanserin sebebi aslında yediklerimizden ve içtiklerimizden kaynaklanır. Tüm kanser vakalarının yaklaşık 1/3’ü yenilen besinlerden ve aynı zamanda kanserden sebep olan ölümlerin 1/3’ü, yine beslenmeden kaynaklanmaktadır. Bu yüzden sağlıklı beslenme, fiziksel aktivite, alkol ve sigarayı sınırlı ya da hiç kullanmamak, kanserden korunmak için önemlidir.

 

Pankreas Kanseri Risk Faktörleri

  • Sigara 
  • Alkol
  • Yağ veya etin fazla kullanımı (kızarmış veya mangal)
  • Şeker ve şekerli içecekler
  • Tip 2 diyabet, bozulmuş glikoz toleransı

 

Pankreas Kanserinde Gelişen Beslenme Bozukluğu ve Omega-3 Alımı Etkileri

Kanser, kontrolsüz olarak hücrelerin çoğalması ve yayılmasıyla ortaya çıkan bir hastalık olarak tanımlanabilmektedir. Kanser, dünyada ve ülkemizde tüm ölüm nedenleri arasında ikinci sırada yer almaktadır. Bu sebeple kaliteli bir yaşam sürdürebilmek için en önemli gereksinimlerden biri sağlıklı beslenmedir. Yapılan çalışmalar sonucunda, omega-3 tüketiminin kanser riskinini azalttığı gözlemlenmiştir. Pankreas kanserinde hastalarda beslenmeye bağlı bozukluklar gelişir. Hastaların çoğunda görülen sistemik proinflamatuar süreçler, kaşeksinin oluşumunun en önemli sebebidir. Kanser kaşeksisi, tümörün sebep olduğu iştah kaybı, besin ve enerji alımındaki azalma ile çeşitli humoral proinflamatuar sitokin ve tümör kaynaklı kaşektik faktörlerin durumundan dolayı enerji ve protein metabolizmasında meydana gelen değişiklikler oluşturmaktadır. 

Yapılan çalışmalarda, omega-3 yağ asitlerinin pankreas kanseri riskini azalttığı gösterilmiş ve ayrıca diyetteki omega-3 alımının önemli olduğu belirtilmiştir. Hatta birden fazla kanser türü riskinin azaltılmasında diyette önemli bulunmuştur. Ayrıca birçok kanser türünün de büyümesini yavaşlatmaktadır. Omega-3 yağ asitleri kemoterapi ve radyoterapinin etkinliğini ve tedaviye yanıtını arttırmaktadır. Bu yağ asitleri kanser hastalığında görülen zayıflama, kas kaybı ve kaşeksiyi de azaltmakta ve önlemektedir.

Omega-3 yağ asitlerinin tüketimiyle ilgili yapılan bir başka çalışmada, yağ asidinin kanser kaşeksisini geri döndürebileceği, yağsız vücut kütlesi ve kas dokusunu güçlenmesi ve vücut ağırlığı korunumuna yardımcı olabileceği bildirilmiştir. Böylelikle beslenmenin arttırılabileceği, yaşam kalitesini iyi seviyeye gelebileceği, kemoterapi ve radyoterapi ile ilişkili toksiteyi azaltabileceği ve nötrofil fonksiyonunu artırabileceği ile ilişkili sonuçlara ulaşılmıştır. Kemoterapi alan ağırlık kaybı riski olan kanser hastalarında; İştah, besin alımı, vücut kas kütlesi ve vücut ağırlığını uygun duruma getirmek ya da geliştirmek için balık yağı veya uzun zincirli omega-3 yağ asitleri ile supplement kullanımını önermektedir.

Araştırmalar sonucunda söyleyebiliriz ki, omega-3 yağ asitleri antienflamatuar etkiler gösterir ve bu nedenle son çalışmalar önlenmesi, kanser kaşeksi tedavisinde ve antitümör tedavilerin geliştirilmesindeki rollerini araştırmıştır. Kanserin önlenmesinde omega-3 yağ asidi takviyesi önemli ancak bunların aktif tedavi sırasında bile kanser hastalarında kas kütlesini ve işlevini korudukları gösterilmiştir. Kemoterapi sırasında omega-3 yağ asitleri, inflamatuar yanıtın azalmasına katkıda bulunduğunu, yapılan küçük çalışmalar da omega-3 yağ asitlerinin kemoterapiye yanıt oranını arttırdığı ifade edilmiştir.

Bir yorum Yaz