Fonksiyonel Gıdalar

FONKSİYONEL GIDALAR

Fonksiyonel gıdalar günümüzde gittikçe her tüketicinin ilgisini çeken yeni bir trend veya eğilim haline gelmiştir. Adı üzerinde, fonksiyonel gıdalar bir işlevi olduğu için bu şekilde adlandırılmıştır. Bir gıdanın fonksiyonel olabilmesi için genel olarak sağlıklı bir diyet ile beraber tüketiciye bir faydası olması gerekir. Fonksiyonel gıdalar koruyucu bir etkiye sahip olup kötü semptomları veya hastalıkları azaltıp önlemek için sağlıklı bir beslenme programıyla tüketilir. Bu gıdalar daha sağlıklı ve kaliteli bir yaşam için tüketicilere önerilmeye başlanmıştır.

Fonksiyonel gıdalar genel anlamda her tür sağlık sorunlarından ve hastalıklarından koruyabilme gücüne sahiptir. Bu hastalıkların çoğunluğu kalp damar hastalıkları ve rahatsızlıkları, kanser, yüksek tansiyon, şeker, kolesterol, ülser ve ishaldir. Bu gıdaların içeriğinde probiyotik mikro-organizmalar ve prebiyotik maddeler bulunduğu için sağlığı iyi yönde etkilemekte ve hastalıkları önlemektedir.

YOĞURT:

Probiyotik ve prebiyotikler genelde yoğurt ve diğer fermente ürünlere ilave edilmektedir. Probiyotikler kolon kanserini önler, vajinal florayı düzenli tutarak enfeksiyonlara karşı korur, bağırsak florasını düzenlediği için kabızlığı ve ishali iyileştirir, antibiyotik kullanımına bağlı ishali onarır ve beyin bağırsak bariyerini koruduğu için depresyon gibi nörodejeneratif hastalıklarından korur.

SOYA SÜTÜ:

E vitamini (Tokoferol) içerir, kalp ve damar hastalığı riskini azaltır. Normal sütle kıyaslanacak olursa laktozu yoktur ve laktoz intoleransı olan hastalar için yani süt şekerini sindiremeyen hastaların kullanımına tamamen uygundur. Güçlendirilmiş soya sütü iyi bir demir, protein, B vitamini ve kalsiyum kaynağıdır.

TAM BUĞDAY EKMEĞİ:

Çözünmeyen lif içerir, bu sayede de kolon kanseri riskini azaltır ve önler. Tüketicinin daha az yemek yiyerek daha uzun süre tok kalmasını sağlar. Sindirime katkıda bulunarak bağırsak hareketini düzenlemekte yardımcı olur. Tam buğday ekmeği vücudumuzda bilinen kötü kolesterolü düşürür. Düşük glisemik indeksi vardır, yani kan şekerinin hemen düşürmediği için iştahı kontrol altında tutar ve abur cubur gibi kötü gıdalara saldırmayı önler. B vitaminleri B1, B2, B3, B9 ve vitamin E içerir. Tam buğday ekmeği tansiyon hastalarında kan basıncının kontrol altında tutulması için önerilen besin lifi, potasyum, magnezyum, folat, demir ve selenyum mineralleri bakımından zengin olduğundan tansiyonun düşürülmesine yardımcı olabilir.

TUZ:

İyot eksikliğinde vücudumuzdaki tiroit bezlerin büyüyebilir. İyot eksikliğinde oluşan guatr hastalığı tiroit bezlerinin anormal şekilde büyümesine yol açar. İyotla zenginleştirilmiş tuzlar bu hastalık riskini önler ve yeterli düzeyde iyot alımını sağlayıp Guatr riskini azaltır.

YABAN MERSİNİ:

Antioksidan içeriği en yüksek olan besinlerden biridir. Damarların sağlığını koruyarak tansiyonu düzenler, bağışıklık sistemini hem güçlendirir hem de sağlıklı şekilde çalışmasını sağlar. Flavanoid içeriği yüksektir ve kanseri önler. İdrar yolu enfeksiyonlara iyi gelir.

DOMATES:

Domatesin ve domatesin işlem görmüş halindeki ürünlerin zengin likopen içeriği göğüs kanseri, rahim kanseri, kolon, ağız, pankreas, endometrial, akciğer, prostat ve yutak kanserine karşı korur. Aynı zamanda Alzheimer hastalığını önler, kalp damar hastalıklarına karşı korur ve cilt yaşlanmasını geciktirir.

Herkesin bildiği ama farkında olmadan tükettiği birçok gıda fonksiyoneldir. Bunların en başında gelenleri  taze meyve ve sebzelerdir. İçerdikleri antioksidan, lif ve vitamin özellikleri birçok kalp damar hastalıklarından koruyucu etkiye sahiptir; örneğin domatesin içerisindeki likopen maddesi ve havuçtaki beta-karoten deposudur.  Bunlar fonksiyonel bir etken içeren doğal gıdalar olarak adlandırılır çünkü bir şey ilave edilmeden yararları ve etkileri görülmüştür. Fonksiyonel etken ilave edilmiş gıdalarda, daha sonradan bir fonksiyonel gıda haline getirilen besinlerdir.

Dünyada büyük bir sorun haline gelen iyot yetersizliğe bağlı tiroit hastalığına tuzun iyotla zenginleştirilmesiyle çözüm bulunmuştur. Bu yüzden tuz etkeni ilave edilmiş bir fonksiyonel gıda olarak adlandırılabilir. Aynı zamanda yumurtaya eklenen omega-3 yağ asidi ve kalsiyum ile zenginleştirilmiş portakal suyu ve yanı sıra vitamin D ile zenginleştirilmiş süt de etkeni eklenmiş fonksiyonel gıda sınıfında yer alır. Son olarak zararlı bileşiği çıkartılan gıdalarda fonksiyonel gıda olarak adlandırılır, çünkü bazı insanların bir gıdanın içerdiği belli bir maddeye karşı alerjisi veya zararlı bir reaksiyonu olabilir ve bu maddeler çıkartıldığında bu bireylere zararı olmadan yararı olabilir. Örneğin sodyumu azaltılmış tuz sodyumu kısıtlanmış diyet tüketimi önerilen hastalarda onları hipertansiyondan korur ve glüten proteinine karşı metabolik bir rahatsızlığı olan Çölyak hastalarının tükettiği glütensiz gıdalarda un, yulaf, buğday gibi B vitamini içeren gıdalardan rahatsız olmadan faydalanmalarını sağlar. Bazı gıdalar değişikliğe uğratılarak fonksiyonel hale getirilebilir. Yoğurtlara probiyotik mikroorganizmaların eklenmesi ile beraber sindirime iyi gelmesi ve bağırsak florasını düzenleme etkilerine sahip olması sağlanabilir.

Biyoyararlılığı arttırılmış, yani insan vücudu tarafından daha aktif bir şekilde sindirilebilir hale getirilmesi de bir gıdayı fonksiyonel başlığı altına alır. Örneğin, işlenmiş domates ürünlerinin likopen ile zenginleştirilmesi bu üründen daha çok faydalanmamızı sağlar. Bütün bu gıdaları fonksiyonel hale getirmenin sonucunda insanların temel fizyolojisini, sinir sistemini, bağışıklığını, hormon, solunum ve dolaşım sistemini iyileştirip güçlendirir.

İnsanlar artık artan obezite ve hastalıklardan dolayı yediklerinde şifa aramaya başlayıp gıdaları ilaç niyetine kullandığı önemli bir çağdayız, fakat fonksiyonel gıdalar ne kadar da şifa içerip hastalık önleyici ve koruyucu olsa bile bir ilaç yerine geçtiği söylenemez. Bir gıda herhangi bir insana tek başına mucizevi bir fayda da sağlayamaz. Fonksiyonel gıdaların en önemli faktörü zengin ve sağlıklı beslenme programları ve diyet ile beraber tüketilmeleridir. Hiçbir gıda tek başına bir ilaç etkisi sağlamaz ve pek yararlı olmaz. Örneğin, sadece egzersiz yapıp diyetini düzeltmeyip kötü beslenmeyle beraber bir birey kilo vermekte zorlanır. Eğer bir bütün olarak sağlıklı beslenip diyetinize bu tür gıdaları eklerseniz uzun süre içerisinde antioksidan, probiyotik ve tükettiğiniz birçok gıdalardaki fonksiyonel içerikten yararlanabilirsiniz. Ama biraz öncede belirtildiği gibi, sürekli abur cubur tüketip doymuş yağ ve yüksek kalori içeren besinlerle beraber fonksiyonel gıda tüketimi, örneğin yüksek miktarda probiyotik içeren kefir içmek, sağlığınız üzerinde beklediğiniz önleme veya onarma etkisini yapmaz.

 

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Subscribe  
Bildir
NUMARANIZI BIRAKIN, SİZİ ARAYALIM!