Diyabet Üzerinde Tıbbi Beslenme Tedavisi

Halk arasında şeker hastalığı ya da diyabet olarak da bilinen diabetes mellitus; insülin hormonunun yeterli miktarda üretilmemesi ya da üretilen insülinin kullanılmamasına bağlı olarak kandaki glikoz seviyesi düzeyinin bozulması sonucu meydana gelir. Tip1 diyabet, Tip2 diyabet, gestayonel diyabet, prediyabet ve sipesifik diyabetler olarak sınıflandırılır. Tip1 diyabet  insülin üreten penkreas beta hücrelerinin bozulmasına bağlı olarak genç yaşta oluşur. Tip2 diyabet insülin direnci veya insülin yetersizliğine bağlı olarak 45 yaşlarından sonra bireylerde kendini gösterebilir. İnsülin direnci insülinin kullanılmaması durumundan kaynaklıdır. Gebelik sırasında görülen diyabet çeşidi ise gestasyonel diyabet olarak isimlendirilir.

Tıbbi beslenme tedavisi Tip1 diyabet ve Tip2 diyabet için aynı şekilde uygulanabilir. Fakat yapılan çalışmalarda tıbbi beslenme tedavisi Tip1 diyabet üzerinde etkisini çok fazla göstermezken Tip2 diyabetli bireylerde kan şeker regülasyonunu büyük ölçüde düzene sokarak Diabetes Mellitus ile birlikte gelişen komplikasyonları azalttığı ve hastanın yaşam kalitesini arttırdığı gösterilmiştir.

Tıbbi Beslenme Tedavisi’nin Hedefleri

1-Optimal metabolik sonuçları sağlamak ve sürdürmek

2-Diyabetin kronik komplikasyonlarını önlemek ve tedavi etmek

3-Sağlıklı beslenme ve fiziksel aktivite ile sağlığın iyileştirilmesiyle birlikte hastada yaşam tarzı değişikliğinin oluşturulması

4-Hastanın yemek seçiminde  kişisel tercihleri göz önünde bulundurularak bireysel beslenme gereksinimlerini sağlamaktır.

Beslenme Tedavisi Nasıl Olmalıdır?

Diyabet teşhisi alan bireylerde başlıca yapılması gereken kan glukoz seviyesinin kontrol altına alınmasıdır. Yüksek ağırlığa sahip bireylerde diabetes mellıtus riski daha fazla olduğundan ağırlık kaybı görülmesi hastalık ve hastalık komplikasyonunun önlenmesinde önemli bir etkendir.

Yediğimiz besinler kan glukoz seviyesini etkiler. Aldığımız karbonhidrat , protein ve yağın belirli sınırlarda olması ve çeşitlerine dikkat edilmesi gerekir. Amerikan Diyabet Derneği verilerine göre tıbbi beslenme tedavisinde diyabetli bireyler için uygulanacak diyet  kalsiyum, potasyum, posa, magnezyum, vitamin A (karotenoid olarak), C ve E den zengin olmalıdır. Harvard Üniversitesine göre karbonhidratların iyi kaynaktan alınması kan şekerini ve kilonuzu kontrol etmenize yardımcı olur. Düşük glisemik indekse sahip karbonhidratlar daha sağlıklı besinlerdir ve kan glukoz seviyesini kontrol altına tutmaya yardımcı olur.

Düşük glisemik indeksli(GI 55 veya daha az) gıdalar:

  • Çoğu meyve ve sebzeler
  • Fasulye
  • Az işlenmiş tahıllar
  • Makarna (kepekli)
  • Düşük yağlı süt ürünleri
  • Fındık

Orta glisemik indeksli (GI 56 – 69)gıdalar:

  • Beyaz ve tatlı patates,
  • Mısır,
  • Beyaz pirinç,
  • Kuskus,
  • Buğday kreması ve mini buğday gibi kahvaltılık tahıllar.

 

Yüksek glisemik indeksli (GI 70 veya daha yüksek) gıdalar:

  • Beyaz ekmek
  • Pirinç kekleri
  • Çoğu krakerler
  • Kek
  • Donuts
  • Kruvasan
  • Paketlenmiş kahvaltılık tahıllar

 

Araştırmalar

Diabetic Medicine, 2016 da yayınlanan ve 102 Tip2 diyabetli hasta üzerinde yapılan araştırmaya göre diyetini düşük karbonhidratlı besinlerden seçen bireylerde daha fazla kilo kaybı görülürken düşük yağlı besinlerden seçen bireylerde daha az kilo kaybı görüldü. Kan glukoz seviyelerinde anlamlı derecede bir fark gözlemlenemedi.

Temel belirleyici besin grubu karbonhidrat olmasına rağmen protein ve yağların da kan glukoz seviyesini kontrol altına almada etkisi göz ardı edilemez. 2008 de yayınlanan bir çalışmaya göre düşük yağ ve protein içeren besinlere göre yüksek yağ ve protein içeren besinleri tüketen bireylerde kan glukoz seviyesi daha yüksek bulunmuştur. Yağların beslenme yönetiminde enerjiye katkısı diyabetli yetişkinlerde %25-30 da tutulurken ISPAD klinik uygulama konsensüs ilkeleri 2014 özetine göre  diyabetli çocuk ve adolesanlarda %30-35 olmalıdır. Yağların daha sağlıklı çeşitlerinin kullanılması da önemlidir. SFA (doymuş yağ asiti) %10 a eşit ya da altında, MUFA (tekli doymamış yağ asiti) %10-20, PUFA (çoklu doymamış yağ asiti) %10 a eşit ya da altında olmalıdır. Haftada 1-2 defa 120-150 gr yağlı balık tüketilmelidir.

2011-2013 yılları arasında 8 sağlıklı birey üzerinde yapılan çalışmada serum serbest yağ asitleri yükseldiğinde insülin duyarlılığında 120. dakikada bozulma, 270. Dakikada önemli fark, 360. Dakikada ise pik değer görülmüştür. İnsülin direnci infüzyona son verildikten sonra 210 dakika devam etmiştir.

 

Örnek Menü:

Sabah:

1 fincan şekersiz çay

1 adet haşlanmış yumurta

1 kibrit kutusu beyaz peynir

5 adet fındık

Söğüş domates salatalık

2 ince dilim çavdar ekmeği

1.Ara öğün:

1 bardak süt

1 büyük boy mandalina

Öğlen:

4 yemek kaşığı zeytinyağlı pırasa

4 yemek kaşığı makarna(kepekli)

2 ince dilim çavdar ekmeği

2.Ara Öğün:

Yarım kase yoğurt

2 yemek kaşığı yulaf

1 orta boy elma

Akşam:

2 yumurta büyüklüğünde buharda pişmiş hindi

1 su bardağı ayran

4 yemek kaşığı bulgur pilavı

Salata

Gece:

1 su bardağı süt

Kimler Neler Demiş?

İlk Yorum Hakkı Senin!

Bildir
avatar
NUMARANIZI BIRAKIN, SİZİ ARAYALIM!